Seninle Kazanalım Seninle Kazanalım Seninle Kazanalım
Defersite

Sokak satıcısı olarak para kazanmak


Sokak satıcısı olarak para kazanmak


İlgili kavramlar: Sokak satıcısı, seyyar satıcı, para kazanmak

Geçmişten günümüze sokak satıcılığa çok rövaşta olan para kazanabileceğimiz geçim kaynaklarından birisi olmuştur. Sokak satıcılığının belli başlı avantajları ve dezavantajları olduğu doğru bir gerçek. Ancak dezavantaj ve avantajları sıraladığımız zaman avantajlar çok daha ağır basabilmektedir. Tabi bu yapacağınız, satacağınız ürüne göre değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin şu anda midyeci Ahmet olarak ünlü olan kişi geçmişte seyyar midye satışı yapıyordu. Bu yüzden bu tarz işleri küçümsememekte fayda var. Sokak satıcısı olarak para kazanmanın en büyük etkeni temizlikten geçiyor. Siz satış yaptığınız yeri temiz tutarsanız doğal olarak müşteri gelip sizden alım yapmak isteyecektir. Ben bile sokak satıcılarına çoğu zaman pistir gözü ile bakıyorum. Ama emin olun birçok sokak satıcısının satmış olduğu ürünler normal bir lokantada satılandan çok daha temiz olabiliyor. Bu işte belli bir çevre edinmeniz gerekebilir. Çünkü dediğim gibi dışarıdan bakan birisi size pis gözü ile bakıcaktır.


Seyyar satıcılıkta para var mı?


Evet seyyar satıcılıkta, sokak satıcılığında çok iyi para var. Ancak tüm mesleklerde olduğu gibi büyük bir ön araştırma gerekiyor. Direk aklınıza geleni yapan kişilerdenseniz seyyar satıcılıkta başarılı olmanız çok zor olucaktır. Çünkü seyyar satıcılık mesleğinde çevre ve müşteri araştırması yapmanız gerekiyor. Örneğin Edirne Keşan ilçesinde bir seyyar satıcı açmak istediğimizi düşünelim. İlk olarak bu bölge halkının hangi ürünleri talep edebileceğini düşünmeliyiz. Trakya bölgesi alkolü seven bir kesim olduğu için seyyar köfteci burada güzel iş yapıcaktır. Seyyar köftecimizi insanların araba ile alkol tükettiği yerlere açar isek güzel miktarda para kazanabilmemiz mümkün olucaktır. Aynı şekilde midyeci de açabilirdik. Ancak Trakya halkı midyeyi fazla tüketmediği için direk o seçeneği siliyoruz. Satacağımız ürünü ve yeri belirledikten sonra o bölgeye giderek oraya günlük gelen kişi sayısını ortalama olarak çıkarıyoruz. Çıkan rakamın yüzde kaçı gelip sizden köfte alır bunu hesaplıyoruz ve burada seyyar satıcılık para getirir mi getirmez mi bunu 1-2 günlük bir işlem ile öğrenmiş oluyoruz. Bu şekilde risk almadan para kazanıp kazanamayacağımızı analiz etmiş oldu.
Kısaca doğru yer, doğru ürün ve düşünen bir beyin ile geçiminizi sağlamak için para kazanmayı bırakın direk zengin bile olabilirsiniz. Midyeci Ahmet, Nusret gibi insanlar bulunduğu noktalara direk gelmediler.

Sokakta ne satarak para kazanabilirim?


Sokakta aklınıza gelebilecek birçok şeyi satabilirsiniz. Bazı şeyler yasal olarak sıkıntı çıkarabileceği için satış izni vermeyebilirler. Sokak satıcısı denildiği zaman ilk akla gelenler; simitçi, midyeci, kestaneci, helvacı, pilavcı, tatlıcı v.b Bunların dışındada farklı seyyar satıcılar bulunuyor. Ama en çok bilinenler bunlar. Seyyar balık tezgâhı veya seyyar manavda buna örnek olarak verilebilir.

Sokak satıcısı nasıl olunur?


*İlk olarak en önemli olan şey satmak istediğiniz ürünü ve yeri belirlemekten geçiyor. Sokakta satmak istediğiniz ürünü tedarik etmeniz kolay olmalı. Siz yapabilirsiniz veya dışarıdan başkasından alabilirsiniz. Ancak bunları önceden planlamanız gerekiyor. Bunu belirlemek için size kolay bir yöntem söyleyeyim. Örneğin oturduğunuz mahallede manav yok diyelim ve seyyar satıcıda görmediniz. O halde bu mahallede seyyar bir manav iş yapacaktır. Çarşı gibi yerlerde en çok simit arabaları iş yapmaktadır.
*Yeri ve satacağınız yiyeceği belirledikten sonra sıra yasal işleri halletmeye geliyor. Devlet dairesinden gerekli yerlere giderek başvuru yapın ve belgelerinizi tamamlayın. Artık satış yapmak için hazırsınız.

Sokak satıcısı için tavsiyeler


*Satış yaptığınız yeri ve çevreyi temiz tutun.
*Ürünlerinizi insanlar ile buluşturacağınız noktada insan akışının yüksek olmasına özen gösterin. Kimsenin geçmediği bir yerde satış yapmanız zor olucaktır.
*Bir yerde başkası ile aynı ürünü satmayın. Bu ilk olarak diğer satıcıyı rahatsız edecektir. Büyük ihtimalle bu tutumdan dolayı bir tartışma yaşayabilirsiniz. İkinci olarak aynı yerde aynı ürünü satmak yerine başka bir ürünü satmak çok daha fazla kazanç sağlayacaktır.
*Yasal belgeleri almadan satış yapmayın.
*Ürünlerinizin son kullanma tarihine dikkat edin ve daha fazla kar edebilmek için gereken malzemeleri market veya Pazar gibi yerlerden almak yerine toptancılar aracılığı ile temin edin. Hatta toptancı yerine ana üretim yerlerinden temin ederseniz çok daha ucuz olacaktır.

Sokak satıcılığında en fazla hangi ürün kazandırır?


Sokakta en çok pilav, simit, midye ve kokoreç size maksimum geliri sağlayacaktır. Özellikle midye, pilav ve kokoreç için doğru yeri tutturmayı başarırsanız dükkân sahibi bir kişiden çok daha fazla para kazanabilirsiniz. Simidi buna dahil etmeme nedenim simidin fiyatı bellidir. Ama pilav, kokoreç gibi ürünlerin fiyatı yapan kişinin kullandığı malzemenin kalitesine göre değişiklik gösterebilmektedir. Seyyar tezgâhınızı işlek bir yere kurduktan sonra paraya artık para dememeye başlarsınız.
Aşağıda TEB youtube kanalı tarafından çekilen sokak ekonomisi adı altında paylaşılan videoları sizlerin beğenisine sunuyorum. Buradan sokak satıcılarının ne kadar kazandığını ve sokak satıcılarının giderlerinin ne kadar olduğunu ortalama olarak öğrenebilirsiniz. Bu fiyatlar için dönemin fiyatlarını göz önüne almanızda tavsiye var.


Sokak satıcısı olarak para kazanmak
Sokak satıcısı olarak para kazanmak

Frank Koch deniz feneri hikayesi


Frank Koch deniz feneri hikayesi


Merhabalar, bugün sizler için okuduğumda benim çok hoşuma giden Frank Koch tarafından yazım yolu ile anlatılmış olan deniz feneri hikayesini paylaşıyorum. Deniz feneri hikayesine geçmeden biraz kendi düşüncelerimi ve hikâyeyi nerden bulduğumu anlatacağım. Dilerseniz en alt kısma inerek direk deniz feneri hikayesini okuyabilirsiniz. Ben deniz feneri hikayesi ile youtube üzerinde lol videoları paylaşan Psikolol aracılığı ile tanıştım. Sezon 9 adı altında paylamış olduğu videonun içeriğinin içerisinde takipçileri ile deniz feneri hikayesini paylaşmayı uygun görmüş. Psikolol benim en sevdiğim yayıncılardan ve youtuberlardan birisi. Bir ara psikolojik olduğunu düşündüğüm nedenlerden dolayı büyük bir ara verdi. Tekrar dönüş yapacağını söyleyip bizi tekrar üzerek tüm camiayı geride bırakarak yaşamına odaklandı. 1 yılın ardından 2 ay önce tekrar video atmış ve ben bu videoda deniz feneri hikayesini okuma fırsatı buldum. Psikolol bu yazıyı okuyor isen eğer bu tarz kişisel gelişim ile ilgili içerikleri paylaşacağın ve psikolojik olarak sıkıntılı olan kişileri mutlu edebilecek bu tarz içerikleri paylaşabilirsiniz. Ben 4 yıldır Anksiyete ile mücadele ediyorum ve bu süre zarfı boyunca kişisel gelişime odaklanarak birçok konuda kendimi geliştirdim. En basitinden artık internetten düşükte olsa para kazanmaya başladım.
Frank Koch deniz feneri hikayesinin benim ilgimi çekme nedenlerinden en büyüğü okulumuzda çok bilgili olduğunu düşündüğüm Uğur hoca sayesinde gerçekleşti. Normal öğretmenlerin aksine çok farklı sınav metodu ve anlatım tarzı var. Geçen yıl insan kaynakları dersimize girdi bu yıl ise toplam kalite derslerimize giriyor. Kısaca Uğur hocanın eğitim metodunu anlatmak istiyorum. Uğur hoca her ders 1 adet fotokopi veriyor. Bu fotokopide dersler alakalı bilgili kişiler tarafından yazılmış makale yer alıyor ve sınavda bu makalelerin birisi ile alakalı soru karşımıza çıkıyor. Derse başlamadan önce o gün işleyeceğimiz konu ile alakalı bir sözü tahtaya yazarak onu bizim ile paylaşıyor. Sınavlarında bir adet söz vererek bu sözün ne anlattığını soruyor. Ayrıca kişisel gelişim ile alakalı Frank Koch tarafından yazılan deniz feneri gibi farklı hikayeleri bizimle paylaşıyor. Ha bu arada Uğur hoca sınavda toplam 3 soru soruyor. Bunların sadece 1 tanesi bilgi sorusu. Diğer ikisi tamamen sizin yorumlarınız doğrultusunda yapabileceğiniz sorular. Kendisine insanları düşünmeye ittiği ve yazma becerilerinin gelişmesini sağladığı için teşekkür ediyorum. Şu an Trakya üniversitesinde 3. Yılım ve çoğu derste işlediklerimizi hafta sonunda veya sınavlardan sonra unutmuş oluyoruz. Çünkü sistem bize o bilgiyi ezberletmeye çalışıyor. Ama Uğur hoca aykırı eğitim tarzı ile bilgileri kalıcı hale getirmeyi başarıyor. İşte bu yüzden artık deniz feneri gibi hikayelere, makalelere v.b herşeye çok daha farklı gözle bakıyor ve yorum çıkartmaya çalışıyorum.
Peki Frank Koch deniz feneri hikayesi ile sizce ne anlatmak istemiştir?
Bana göre Frank Koch deniz feneri hikayesinde denizde geçiş hakkının her zaman standart şartlara uygun olarak gerçekleşmediğini anlatmak istemiş. Bu fikre Amerikan Denizcilik Enstitüsü dergisinde yayınlandığı için vardım. Ama bence çoğu kişi için farklı anlamlar ifade edebilir. Bana göre deniz feneri hikayesi inatlaşmamak ve sürekli aynı rotada devam etmememiz gerektiğini anlatıyor. Hayatta sürekli düz bir şekilde gidersek sadece karşımıza çıkmaz sokak çıkar. Etrafımızda olanlara farklı gözle bakmalı ve çevremize dikkat etmeliyiz. Geçmişte olsa bu tarz insanlara hak verebilirdim. Ancak şu anda herkesin elinin altında internet bulunuyor. Bir konuda kesin bildiğiniz şey aslında doğru olmayabilir. Bu yüzden inatlaşmak yerine araştırma yapmalı ve gerçekleri öğrenmek için çabalamalıyız. Bir şeyin doğruluğundan nasıl emin olabilirsiniz? Deniz Feneri Prensibi, etrafımızdaki olayları nasıl algıladığımız ve bunlara nasıl cevap vermeyi seçtiğimizle ilgilidir. Dilerseniz Frank Koch deniz feneri hikayesi hakkında sizin ne anlamış olduğunuzu yorumlara yazabilirsiniz.
Bir gün Kayseri bir satıcıya “2 ile 2’yi çarparsak kaç eder?” diye sormuşlar.
Kayserili satıcı “alırken mi? Yoksa satarken mi?” demiş.
Frank Koch, Amerikan Denizcilik Enstitüsü'ne ait bir dergide şu hadiseyi anlatır:

Eğitim filosuna bağlı iki savaş gemisi, günlerdir kötü hava şartlarında manevra yapıyordu. Ben en öndeki gemide vazifeliydim. Hava kararmıştı. Köprüde nöbet tutuyordum. Ara sıra yoğunlaşan sis sebebiyle görüş mesafesi kısaydı. Dolayısıyla komutan köprüde kalmış, bütün faaliyetleri denetliyordu. Karanlık çöktükten kısa bir süre sonra, iskele tarafındaki nöbetçinin sesi duyuldu: "Işık! Sancak tarafında."
Komutan seslendi: "Düz mü gidiyor, kıça doğru mu?" Nöbetçi, "Düz ilerliyor komutanım" diye cevap verdi. Demek ki gemiyle tehlikeli bir çarpışma rotası üzerindeydik. Komutan emir verdi: Gemiye sinyal gönder! "Çarpışma rotasındayız. Rotanızı 20 derece değiştirmenizi öneriyoruz. "Karşıdan şu sinyal geldi: "Rotanızı 20 derece değiştirmeniz önerilir." Komutan: Sinyal gönder, "Ben komutanım. Rotanızı 20 derece değiştirin." dedi. Karşıdaki, "Ben deniz onbaşısıyım. Rotanızı 20 derece değiştirirseniz iyi olur." diye cevap verdi. Komutan iyice hiddetlenmişti. Hırsla emretti: Sinyal ver! "Ben bir savaş gemisiyim. Rotanızı 20 derece değiştirin." Karşıdan ışıklarla cevap geldi: "Ben bir deniz feneriyim.
Rotamızı değiştirdik.

Frank Koch, Proceedings, Kasım 1987

Frank Koch deniz feneri hikayesi
Frank Koch deniz feneri hikayesi


SEO dostu içerik oluşturma


SEO dostu içerik oluşturma


İyi içerik önemlidir, ancak onunla daha geniş bir kitleye ulaşmak istiyorsanız SERP’lerde (arama motorlarında) üst sıralarda yer alması gerekir. O halde seo dostu içerik nasıl oluşturulur? Öğrenelim.
Yeni içerik üretirken kalite her zaman önemlidir, ancak hedef kitleye ulaşma çabalarınızı artırabilecek yöntem SEO kurallarına uymaktan geçmektedir. Hem kitlenizin hem de arama motorlarınızın keyif alacağı içerik oluşturmanın yolları;

Orijinal içerik oluştur


Dikkat çekecek kadar orijinal değilse, yeni içerik oluşturmanın anlamı yoktur. Farklı bir kaynaktan bir fikir bulsanız bile, belirli bir konuya değer katacak benzersiz bakış açınızı sunmak size kalmış. CopyScape, sitenizin içeriğini orijinalliği için test etmenize yardımcı olabilecek bir intihal denetleyicisidir. Yinelenen içerik, genel olarak ve arama motorları tarafından beğenilmez ve SERP'lerde daha üst sıralarda yer almanıza yardımcı olmaz. Yeni içerik fikirleri bulmakta güçlük çekiyorsanız, google trendlere göz atabilirsiniz. Gündemde olan bir konu hakkında içerik üretmek her zaman size kitle kazandırabilir.

Başlığı optimize et


Başlığınız, kullanıcıların arama yaparken karşılaştıkları ilk şeylerden biri. Bu yüzden başlığınızı seçerken bir süre düşünmeli ve beyin fırtınası yapmalısınız. Net ve çekici bir sonuç oluşturmak için güçlü kelimeler kullanın ve fazlalıktan kaçının. Google’ın SERP ’de göstereceği şey bu olduğundan 55-60 karakterlik bir başlık hedefleyin. Anahtar kelimenizi başlığın içerisinde kullanmayı unutmayın. Ayrıca, URL’nizin başlıkla alakalı olduğundan emin olun, rastgele sayılardan oluşmadığına dikkat edin.

Yapıya odaklanmak


Arama motorlarının ilk önce gösterecekleri sonuçlara karar vermesine yardımcı olan yalnızca içerik değil, aynı zamanda yapısıdır. Bu nedenle, okumayı kolaylaştıran başlıklar ve paragraflar içeren açık bir yapı hem kullanıcı açısından hem de bir arama açısından tercih edilir. Başlıklar ayrıca arama motorlarının içeriğinize hızlı bir genel bakış elde etmelerine yardımcı olur, bu nedenle ana anahtar kelimenizi en az bir kez öne çıkarmanız faydalı olabilir. İster H1- H6'nın yapısını takip edin, isterse metin boyunca ilgili noktalara H2 ve H3 başlıkları ekleyin. Ama kesinlikle h yazı stillerini kullanmaya özen gösterin. Ayrıca ilk paragrafta anahtar kelimenizi kalın olarak yazmak arama motorlarının dikkatini çekecek ve makalenizi taramasına yardımcı olucaktır.

Anahtar kelimeleri kullan


Anahtar kelimeler geçmiş zamanlara göre google tarafından alınan ilk kriter olmasada hala çok etkili olduğu söylenebilir. Anahtar kelime araştırması arama yapan kişilerin ne hakkında arama yaptıklarını anlamanız için faydalıdır. Bu sayede bu kelimeleri kullanarak makalenize okuyucu kazandırabilirsiniz. Anahtar kelimeler, bağlam içinde ve doğru dengede olmaları koşuluyla, içeriğinizin bir parçası olabilir. Anahtar kelime doldurma, istediğiniz sonucun tam tersine yol açabileceğinden, daha fazla anahtar kelime eklemek için içeriğinizin kalitesinden ödün vermenize gerek yoktur.

Okunabilirliği hedefle


Bana göre bir makalede en önemli olan madde kesinlikle budur. Eğer okunabilir değilse yani cümle bozuklukları varsa, çok fazla kalın yazı varsa ve yazı bir sağa bir sola gidiyor ise göz yarabilir. Buda okuyucuyu tamamen rahatsız edecektir. İçeriğinizin okunabilirliği, dilinin sadeliği, gramer veya söz dizimsel hataların eksikliği ve cümle yapısı ile ilgilidir. Farklı okunabilirlik formüllerine rağmen, geniş bir izleyici kitlesini hedeflemek istiyorsanız, yazınız hakkında daha da faydalı olan değerli bilgiler edinebilirsiniz.
İçeriğiniz, hedeflemek istediğiniz kitleye uygun mu?

İç ve dış bağlantıları dahil et


Dahili bağlantılar, bir gönderiden diğerine mantıklı bir sıra oluşturarak, belirli bir alanda kendinizi kanıtlamanıza yardımcı olabilir. Bu, arama motorlarının ana konularınızı anlamasını kolaylaştıran, ek değer sunan bir yöntemdir. Bu bağlantılar daha fazla güvenilirliğe sahip olduklarından, saygın kaynaklara bağlanmak daha faydalı olacaktır. Yani kaliteli sitelerin bağlantılarını kullanmaya özen gösterin. Dikkat edin, aşırı bağlantı, iç ya da dış, tam ters sonuçlara yol açabilir. Her bağlantının içeriğinizde kendi amacına hizmet ettiğinden emin olun. Alakasız bağlantılar vermemenizde yarar var.

Görüntüleri optimize et


Resimlerinizin optimizasyonu, resim aramada arama sonuçlarında görünmek için ek bir fırsat sağlar. Resmin özelliklerini değiştirin, dosya boyutunu düşürmek için sıkıştırın, resmin kapladığı alanı sitenizin izin verdiği alana göre değiştirin ve resminiz için alt metin veya başka bir başlık eklemeyi unutmayın.

Kullanıcıya odaklan


Hedef kitlenizi bilmeden bir sonraki içeriğinizi oluşturamaz veya anahtar kelime araştırması gerçekleştiremezsiniz.
İzleyicileriniz sizden ne bekliyor?
Kullanıcı deneyimini nasıl arttırabilirsiniz?
Yukarıdaki tüm sorular sitenize, içeriğinize ve hedef kitlenize daha fazla dikkat edilerek cevaplandırılabilir. Google, kullanıcı deneyimine odaklanan sayfaları ödüllendirir. Bu nedenle, kullanıcının gücünü asla küçümseme.

SEO dostu içerik oluşturmak istiyorsanız, hatırlamanız gerekenler şunlardır;


*Kullanıcı amacına odaklan
*Otantik ol
*İçeriğiniz için en iyi başlıkları kullanın
*İçeriğin yapısına dikkat edin
*Anahtar kelimeleri akıllıca kullanın
*Düzenleyin, düzeltin ve okunabilirliği hedefleyin
*Daha fazla değer katmak için hem iç hem de dış bağlantıları kullanın
*Arama sıralamasında yeni fırsatlar elde etmek için tüm resimlerinizi optimize edin.

İlginizi çekebilecek bazı makaleler;


SEO dostu içerik oluşturma
SEO dostu içerik oluşturma


Nasıl Başardılar? Öncü girişimcilerin yönetim ve başarı sırları kitap incelemesi


Nasıl Başardılar? Öncü girişimcilerin yönetim ve başarı sırları kitap incelemesi


Bildiğiniz üzere normalde kitap incelemesi paylaşımı yapmıyorum. Ancak o kadar mağdur oldum ki yorumlarımı sizler ile paylaşmak istedim. Öncelikle bu kitabı henüz almadıysanız kesinlikle almayın! Tamamen pişmanlık duyduğunuz ve paranızın gittiğine yandığınız bir kitap. Sayın Taşkın Kılıç beyefendi kitapta bence kendi başarılarını anlatsa bile ortaya çok daha güzel bir şey çıkardı. Nasıl Başardılar? Kitabının adına ve kalınlığına sakın aldanmayın. Kitabı kendi içerisinde 2 kısıma ayırmışlar. Bunlar bölüm 1 ve bölüm 2 olarak ayrılmakta. Nasıl Başardılar? Öncü girişimcilerin yönetim ve başarı sırları kitabının 1.bölümünde sadece 5 firma bize tanıtılmakta. Bunlar mado, simit sarayı, türk hava yolları, Kafkas bursa kestane ve cemil usta. Bunlarında başarı sırlarını öğreneceğinizi sakın sanmayın. Standart olarak internet üzerinde küçük bir arama yaparak bunlardan çok daha fazlasını elde edebilirsiniz. Gelelim özenle kitabın başlığı ve arka kapağı ile alakası olmayan en önemli bölümümüze. Bu bölümün kitabın satış fiyatının arttırılması amaçlandığı için eklendiği düşüncesindeyim. Çünkü bölüm 1 sadece 182 sayfadan oluşmakta. Bölüm 2 de işletme bölümünde gösterilen ve ders olarak okutulanları yazar bize sunmuş. Bunlar, girişimcilik, yönetim bilimi konuları ve liderlik. Ders kitabı desen değil, girişimcilik kitabı desen değil, liderlik değil, kişisel gelişim hiç değil. Peki bu kitap hangi türün içerisinde yer almalı? Ben derleme bilgiler demeyi çok daha uygun görürdüm. Ama bu genel olarak yazarın suçu değil. Çünkü kendisinin asıl mesleği yazarlık değil. Ayrıca bunun tamamen yayın evi ile alakalı olduğu düşüncesindeyim. Yazar yetki verdiği takdirde yazı üzerinde, başlıkta oynama yapabilmekteler. Bu insanları dolandırmaktan başka bir şey değil. Açıkçası içindekiler kısmını okusaydım kesinlikle almazdım. Türk yazarlara bakışımı yine düşüşe geçirmeye başardılar. Normalde türk yazarların kitaplarını pek alıp okuyan bir insan değilim. Ama gerçekten bir şans vermek istedim. Ama sanırım okumama konusunda çok haklı bir karar vermişim.
Özetlemek gerekir ise benim Nasıl Başardılar? Kitabı hakkında kısa yorumum şu şekilde olur; eşek şakası.
“Nasıl Başardılar? Öncü girişimcilerin yönetim ve başarı sırları” kitabında emeği geçenlere ve bu kitabı satmayı uygun gören köklü kitap mağazalarına teşekkürü borç bilirim…
Nasıl Başardılar? Kitabını okuduysanız yorumlarınızı yorumlar kısmında benimle paylaşabilirsiniz. Ayrıca benim kişisel yorumuma ek olarak içeriğe eklememi istediğiniz ekstra bir notunuz varsa bana mail adresim üzerinden ulaşabilirsiniz. Mail adresim aşağıda yazmaktadır. Son olarak kişisel gelişim, girişimcilik ve liderlik konusunda kitap tavsiyelerinizi yorumlar kısmında paylaşırsanız sevinirim. Kitaplarınız ile mutlu günler dilerim.
İletişim için mail adresim: anilcagliyan@yandex.com
Nasıl Başardılar? Öncü girişimcilerin yönetim ve başarı sırları kitap incelemesi
Nasıl Başardılar? Öncü girişimcilerin yönetim ve başarı sırları kitap incelemesi


Helenalive kimdir?


Helenalive kimdir?


Helenalive, Twitch internet platformu üzerinde canlı yayın yapan bir yayıncıdır. Tanınmışlığını DOTA oyununda yaptığı taklit sinirlenmelere borçludur. Ülkemizde Jahrein tarafından kendisine bağış atılmış ve o zamandan sonra Türklerin dikkatini çekmeyi başarmıştır. Kendisine gelen küfürlü bağışlara aşırı tepki vermektedir. Burada aşırı tepki vermesi normal. Ancak normal olmayan bu bağışları kapamaması ve sonuna kadar Twitch alert üzerinden dinlemesi. Bu bağış tepkileri sayesinde yüklü miktarda para kazanmayı başarmıştır. Yabancıların anakin’ i olarak görülebilir. Bizim ülkemizde de geçmişte bu hareketleri yapan anakin vardı. Ama helenalive kendisinden çok daha eskiye dayanmaktadır. Helenalive hakkında biraz kişisel bilgilere girmek gerekirse;
Twitch yıldızı olan helenalive 21 Şubat 1996 Çarşamba günü Yunanistan'da doğdu. Oyun platformunda 240.000'den fazla takipçi kazandı. Yayınlarını İngilizce dilinde yapmaktadır. İlk videosunu Haziran 2011 tarihinde youtube üzerinde paylaştı. Bu video word of Warcraft oyununa aittir.



Kısaca helenalive oyunları iyi oynadığı için değil tamamen troll yayınları için izlenmektedir. Kendisini 2-3 kez izledim ancak oyun performansları oynadığı oyunun hep en dip seviyesinde diyebilirim. 05.02.2019 tarihi itibari ile Twitch üzerinde 30 gün ban yemiş bulunuyor. Yayınlardaki kişiliğinin tamamen sahte olduğu düşüncesindeyim ve girişimcilik zekasına hayran olduğumu söyleyebilirim. Kötü bir ağlama, zırlama numarası ile binlerce dolar kazanabiliyorsunuz. Kendisini bu açığı değerlendirdiği için tebrik etmek lazım. Ayrıca şu an maddi açıdan durumu ortalama Amerikalının üzerinde.
Helenalive iletişim adresleri:

Twitter
Facebook
İnstagram 
Twitch
Youtube
Helenalive kimdir?
Helenalive kimdir?

Danışmanlık İşine Nasıl Başlanır?


Danışmanlık İşine Nasıl Başlanır?


Sözlük bir danışmanı, "bir şirkete veya başka bir kişiye yardımcı olarak çalışan belirli bir alanda uzman" olarak tanımlar. Oldukça belirsiz geliyor, değil mi? Fakat son on yılda komaya girmediğiniz sürece, muhtemelen danışman kavramı hakkında fikriniz var.
İşletmeler kesinlikle danışmanların ne olduğunu biliyorlar. 1997 yılında ABD'deki işletmeler danışmanlık için 12 milyar doların biraz üzerinde para harcadılar. Kaliforniya Irvine'deki Profesyonel Danışmanlar Birliği sözcüsü Anna Flowers'a göre, dernek, kısa süre önce işe girmek isteyen insanlardan gelen bilgi çağrısında bir artış olduğunu fark etti. Flowers, “Piyasa [işletmeler için danışmanlık] arenası için açılıyor” dedi.
Arlington, Virginia'da bağımsız bir danışman olan Melinda P., daha fazla insanın danışmanlık alanına girdiğini düşünüyor çünkü teknoloji bunu daha kolay hale getirdi. “Danışman olarak başarılı olmamda bana yardımcı olan aynı teknoloji başkalarının da aynı şeyi yapmasını kolaylaştırdı” diyor.
Bir danışmanın işi danışılmaktır. Ne fazla ne eksik. Bu kadar basit. Bir danışmanı diğerinden daha başarılı yapan sihirli bir formül ya da sır yoktur. Fakat iyi bir danışmanı kötü bir danışmandan ayıran şey tutku ve mükemmellik arayışıdır. İyi bir danışman, içinde bulunduğu konu hakkında bilgilidir. Bir yeni bilgi fark yaratır.


Görüyorsun, bugün her yaşta, herkes bir danışman olabilir. Keşfetmeniz gereken tek şey, özel hediyenizin ne olduğudur. Mesela, bilgisayar başında çalışmak çok mu rahat? Neredeyse her gün değişiyor gibi görünen en yeni yazılım ve donanım bilgilerini takip ediyor musunuz? Ve edindiğiniz bilgiyi alıp birisinin parasını ödemeye istekli olduğu bir kaynağa çevirebiliyor musunuz? O zaman bilgisayar danışmanlığı yapmakta zorlanmayacaksınız.
Yoksa fon sağlama alanında uzman mısınız? Belki de para toplama, pazarlama, halkla ilişkiler veya satış alanlarında kâr amacı gütmeyen kuruluşlar için çalıştınız ve yıllar içinde para kazanmanın yollarını keşfettiniz. On yıl boyunca fon yaratma başarısını kazançlı bir danışmanlık işine dönüştüren biri olarak, fon yaratma danışmanlığının gerçekten de büyüyen bir sektör olduğunu söyleyebilirim.

Danışman Olmadan Önce Dikkat Edilmesi Gerekenler


Hangi sertifikalara ve özel lisanslara ihtiyacım olacak? Mesleğinize bağlı olarak, danışman olarak çalışmaya başlamadan önce özel bir sertifikaya veya özel bir lisansa ihtiyacınız olabilir. Örneğin, fon yaratma danışmanlarının özel sertifikasyona ihtiyaçları yoktur, ancak Ulusal Fon Yaratma Yöneticileri Topluluğu aracılığıyla sertifikalandırılabilirsiniz. Bazı eyaletlerde, işinize başlamadan önce profesyonel bir fon sağlama danışmanı olarak kaydolmanız gerekebilir.
Danışman olmak için nitelikli miyim? Müşterinizin sizi işe almak için kapınızı çalmaya başlamasına ümit etmeden önce, işi yapmak için gerekli özelliklere sahip olduğunuzdan emin olun. Örneğin bir bilgisayar danışmanı olmak istiyorsanız, bilgisayar endüstrisindeki tüm eğilimler ve değişimlerle birlikte bilgi departmanında güncel olduğunuzdan emin olun.
Danışman olacak kadar bilgili miyim? Günümü planlamayı sever miyim? Zaman yönetimi konusunda bir uzman mıyım? Bu sorulardan üçüne de "evet" cevabını vermeliydin!
Ağ kurmayı sever miyim? Ağ kurmak, bugün her türlü danışmanın başarısı için kritik öneme sahiptir. Kişiler ağınızı hemen oluşturmaya başlayın. Burada ağdan kasıt sosyal medya ortamları (twitter, facebook v.b), web sitesi ve çevredir.
Uzun vadeli ve kısa vadeli hedefler belirledim mi? Ve benim danışman olmamı sağlıyorlar mı? Hedefleriniz bir danışmanlık şirketi açmak ve başarılı bir şekilde kurmak için gereken zaman ve enerji ile eşleşmiyorsa, bu yönde herhangi bir hareket yapmadan önce tekrar düşünün!

Bugün Gelişen En İyi 19 Danışmanlık Şirketi


Bugünlerde hemen hemen her alanda danışman olabilseniz de şu anki en iyi 20 danışmanlık şirketi şunları içermektedir:
1. Muhasebe: Muhasebe, ne kadar büyük veya küçük olursa olsun her işletmenin ihtiyaç duyduğu bir şeydir. Muhasebe danışmanları, bir işletmeye tüm finansal ihtiyaçlarında yardımcı olabilir.

2. Reklamcılık: Bu tür danışman normalde iyi bir stratejik reklam kampanyası geliştirmek için bir işletme tarafından işe alınır.

3. Denetim: Küçük işletmeler için faturaları denetleyen danışmanlardan telekomünikasyon firmaları için büyük işler yapan danışmanlara, denetim danışmanları emeklerinin meyvelerinden yararlanmaktadır.

4. İş: Bir işletmenin kar kazanmasına nasıl yardım edeceğini biliyor musunuz? İyi bir iş anlayışınız varsa, o zaman bir iş danışmanı olarak iyi para kazanacaksınız. Bilgisayar danışmanlığından sonra, en çok aranan kişiler bu alanda.

5. İş yazışması: Herkes iş adamlarının bir rapor yazarken (hatta basit bir not yazarken) sorun yaşadığını bilir. İş yazışması danışmanı ile çekilen çilelere son verebilirsiniz.

6. Kariyer danışmanlığı: Giderek daha fazla sayıda insan, şirket küçülme kurbanları buldukça, kariyer danışmanları her zaman talep görecektir. Kariyer danışmanları, müşterilerini, çalışan olarak mutlu ve üretken olmalarına yardımcı olacak bir mesleğe yönlendirir.

7. İletişim: İletişim danışmanları hem küçük hem de büyük işletmelerdeki çalışanların birbirleriyle daha iyi iletişim kurmalarına yardımcı olmakta uzmanlaşmıştır, bu da işi daha verimli hale getirir ve sorunsuz çalışmasına olanak sağlar.

8. Bilgisayar programcısı: Yazılımdan donanıma ve aralarındaki her şeyi, bilgisayarları biliyorsanız, müşterilerinizin taleplerini karşılamak gün içinde en büyük sorununuz olmayacak!

9. Editörlük hizmetleri: Haber bültenlerinden şirket yıllık raporlarına kadar, editör alanında uzman olan danışmanlar her zaman takdir edilecektir.

10. Yönetici arama / avcı firmaları: Bu herkes için uygun bir iş olmasa da işverenler için yetenek bulmaktan zevk alan insanlar var.

11. Bahçıvanlık: Geçtiğimiz on yıl içerisinde bahçe danışmanlarına olan talep yılda 1 milyon dolarlık bir işe dönüşmüştür. Sadece bahçe danışmanı işe alanlar işletmeler değil, evde bahçelerine bakamayacak kadar meşgul insanlar var.

12. İnsan kaynakları: İşletmelerin insanlarla ilgili problemleri olduğu sürece (ve her zaman olacaktır), bu alandaki danışmanlar hem büyük hem de küçük, hiç bitmeyen bir kurumsal müşteri tedarikinden faydalanacaktır. (İnsan-sorun önleme programları, çalışanlara başkalarıyla iyi geçinmelerini, işyerinde şiddeti önleme, hatta saygı göstermelerini içerebilir.)

13. Sigorta: Herkesin sigortaya ihtiyacı vardır ve herkes kendileri için en iyi planı ve fiyatı bulmaları için bir sigorta danışmanına ihtiyaç duyar.

14. Pazarlama: Bir işletmenin pazarlama planı yazmasına yardımcı olabilir misiniz? Yoksa bir işin tanıtımına yardımcı olacağını düşündüğünüz şeyler var mı? Öyleyse, neden bir pazarlama danışmanı olarak kendinizi denemiyorsunuz?

15. Bordro yönetimi: Herkesin ödeme alması gerekiyor. Bordro yönetimi konusundaki bilgi birikiminizi ve uzmanlığınızı kullanarak, bu hizmeti hem küçük hem de büyük birçok işletmeye sunabilirsiniz.

16. Halkla ilişkiler: Herhangi bir organizasyon için iyi bir basın güvencesi oluşturmak gerçek bir sanattır. Bir organizasyon iyi bir PR danışmanı bulduğunda, ömür boyu kendilerine bağlı kalır!

17. Yayıncılık: Yayıncılıkla ilgileniyorsanız, öğrenebileceğiniz her şeyi öğrenin ve siz de bir yayıncılık danışmanı olun. Bir yayın danışmanı genellikle yeni bir gazete, dergi, bülten hatta web siteleri ve elektronik bültenler yayınlamaya hazır olduklarında yeni girişimlere yardımcı olur.

18. Vergiler: Doğru pazarlama ve iş planı (ve vergilere içten ilgi) ile vergi danışmanı olarak kariyeriniz çok kazançlı olabilir. Bir vergi danışmanı, işletmelere mümkün olan en az vergi miktarını ödemeleri için yasal yöntemler konusunda tavsiyede bulunur.

19. Yazma hizmetleri: Yazılı kelime ile ilgili herhangi bir şey her zaman talep edilecektir. Uzmanlık alanınızı yazı alanında oluşturabilirsiniz. Gökyüzü sizin için bir sınır olacak!


Hedef piyasa


Fikriniz düşündüğünüz en iyi fikir olabilir, ancak fikirleriniz için bir pazar olması gerekir. Birisi, uzman tavsiyeniz için size istekli ve ödeme yapabilmelidir.
Başka bir deyişle, potansiyel müşterileriniz kimler? Danışmanlık hizmetlerinizi büyük şirketlere pazarlayacak mısınız? Yoksa sadece küçük işletmelere ilgi duyacak bir uzmanlık mı sunacaksınız? Belki de hizmetleriniz kâr amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından aranacaktır. Durum ne olursa olsun, ilerlemeden önce hem iş planını hem de pazarlama planını hazırlamak için zaman harcadığınızdan emin olun. Sonuçlardan hayal kırıklığına uğramayacaksınız. Özellikle müşteriler size ödeme yapmaya başladığında!

Bir Organizasyon Neden Danışman İşe Almak İstiyor?

Son zamanlarda yapılan bir ankete göre, organizasyonların danışman kiralamasının ilk 10 nedeni:

1. Bir danışman, uzmanlığı nedeniyle işe alınabilir. Bu, yalnızca danışmayı seçtiğiniz alanda gerçekten iyi olmanın yanı sıra, kendisi için konuşan bir tür iz kaydına sahip olmanın karşılığını verir. Örneğin, daha önce fon yaratma danışmanı olarak uzman olduğumdan bahsettiğimde, beni işe alan her müşterinin, yalnızca kısmen sicil kaydına dayanarak yaptığını biliyordum. Ne de olsa, 1 milyon dolar kazanması gereken kâr amacı gütmeyen bir kuruluşsanız, başka kuruluşlar için milyonlarca kişi yetiştiren birini işe almak mantıklı olacaktır.

2. Sorunları belirlemek için bir danışman işe alınabilir. Bazen çalışanlar bunu tanımlamak için kuruluş içindeki bir soruna sebep olabilir.

3. Personeli desteklemek için bir danışman işe alınabilir. Bazen bir işletme, tam zamanlı çalışanları işe almak yerine, gerektiğinde danışmanları işe alarak haftada binlerce dolar kazanabileceğini keşfeder. İşletmeler işe aldıkları danışmanlara fayda ödemek zorunda kalmadan ek para tasarrufu sağladıklarını fark ederler. Bir danışmanın ücretleri genel olarak bir çalışanın maaşından daha yüksek olsa da uzun vadede, bir danışmanı işe almak ekonomik açıdan anlamlıdır.

4. Bir katalizör görevi görmesi için bir danışman işe alınabilir. Kabul edelim. Kimse değişmekten hoşlanmaz, özellikle de kurumsal Amerika. Ancak bazen değişime ihtiyaç vardır ve "topun dönmesi" için bir danışman getirilebilir. Başka bir deyişle, danışman kurum kültürü, çalışanların morali veya bir kurumun değişim kurmaya çalıştığı andaki sorunları hakkında endişe duymadan işleri yapabilir.

5. Çok ihtiyaç duyulan nesnelliği sağlamak için bir danışman kiralanabilir. Bir sorunu tanımlamak için danışmandan başka kim daha nitelikli? İyi bir danışman, objektif ve yeni bir bakış açısı sunar. Kuruluştaki kişilerin sonuçları ve bunların nasıl elde edileceği hakkında ne düşünebileceği konusunda endişelenmeden görevini gerçekleştirir.

6. Öğretmek için bir danışman işe alınabilir. Bir bilgisayar danışmanıysanız, telefonunuz muhtemelen bir süredir çalmayı kesmedi. Bir danışman kendi uzmanlık alanındaki yeni keşifleri takip etmeye istekli olmalı ve yeni müşterilere rekabetçi kalmak için ihtiyaç duydukları şeyi öğretmeye hazır olmalıdır.

7. “Kirli işi” yapmak için bir danışman kiralanabilir. Kabul edelim: Hiç kimse, kadroda kesinti yapmak veya tüm bir bölümü ortadan kaldırmak zorunda olan kişi olmak istemez.

8. Bir kuruma yeni hayat getirmek için bir danışman işe alınabilir. İşe yarayan yeni fikirlerle gelmekte başarılıysanız, müşterileri bulmakta sorun yaşamayacaksınız. Bir anda veya başka bir yerde, çoğu işletme işleri tekrar yuvarlamak için "ilk yardım" ı yönetecek birine ihtiyaç duyar.

9. Yeni bir iş kurmak için bir danışman kiralanabilir. Bu alanda uzman olan danışmanlar var. Yine de herkes bir fikir tasarlama ve oyun planı geliştirme yeteneğine sahip değil.

10. Diğer insanları etkilemek için bir danışman kiralanabilir. Şehrinizdeki zengin ve ünlülerle takılmak ister misiniz? Öyleyse, yalnızca tanıdığınıza bağlı olarak bir danışmanlık işi yapmak için işe alınmanız gerekebilir. Bu alandaki danışmanların çoğu lobici olarak çalışsa da eğlence danışmanlığı işine giren kişilerin sayısında artış olmuştur.

Yer ve Çalışanlar


Danışmanlık işiniz muhtemelen ilk başta büyük bir sermaye yatırımı gerektirmeyecektir. Aslında, yapabiliyorsanız, evinizin dışında çalışmayı düşünmelisiniz. (Bazı tapu kısıtlamaları ve yerel yasalar bunu yapmanızı yasaklayabilir; devam etmeden önce bir avukatla görüşün.)
Bir ev ofisine sahip olmanın birçok avantajı vardır. Aralarında:

*Düşük genel giderler. Bir ofis için kira veya kamu hizmetleri ödemekten endişelenmenize gerek yoktur; Düzenli bir müşteri tabanı tesis edene kadar bu özelliği takdir edeceksiniz.
*Esneklik. Evde bir danışman olarak çalışmanın size büyük bir esneklik sağladığına dair çok az şüphe var. Kendi saatlerinizi ayarlayabilir ve ihtiyaç duyduğunuzda zaman geçirebilirsiniz.
*Çalar saat kâbusu yok. Yoğun saatlerde bir işe gidip gelmek zorunda kalan herkes için bu, memnuniyet verici bir tempo değişikliği olacaktır.
*Ev ofis alanınız büyük olasılıkla vergiden düşülebilir olacaktır. IRS, evde çalışan kişilerin kurallarını gevşetmiştir, ancak bu kesinti için uygun olup olmadığınızı görmek için hesabınıza veya gelir vergisi hazırlayıcınıza danışın.

Çalışanlar


*Danışmanlık uygulamanızın kapılarını ilk açtığınızda, tüm işlemleri kendiniz halledebilirsiniz. Ancak, danışmanlık işiniz büyümeye başladığında, idari ayrıntıların ele alınması veya gerçek danışmanlık görevlerinin yerine getirilmesi için yardıma ihtiyacınız olabilir.
*Bazı önemli kararlar vermen gerekiyor. Örneğin, etiket yapmak ve broşürünüzü 1000 zarfa yerleştirmek için zaman var mı? Hizmetlerinizi etkili bir şekilde pazarlarken ve yeni müşteriler kazanırken bu zamanı kullanırken idari işler yaparak zaman harcayabilir misiniz?
*Evraklarınızla ilgili yardıma ihtiyacınız olup olmadığına karar verme zamanı geldiğinde birçok seçenek vardır. Örneğin, Sarı Sayfalara hızlı bir bakış, birkaç küçük sekreterlik destek firmasını ortaya çıkaracaktır. Fiyatlar, bir kuruluşun ne kadar büyük veya küçük olduğu ve ne tür hizmetler sağladığı gibi çeşitli faktörlere bağlı olacaktır. Şehirdeki en düşük fiyatlara sahip olması nedeniyle bir sekreterlik hizmeti seçmeyin. Bunun yerine, referanslarını, tercihen hizmetlerini kullanan diğer danışmanlardan veya küçük işletme sahiplerinden isteyin.
*Bununla birlikte, ofiste çalışmak üzere birisini işe almayı daha uygun maliyetli bulabileceğiniz zamanlar olacaktır. İyi bir idari destek personelinin işe alınması, bazen daha fazla müşteri edinmek veya sürekli müşteri kaybetmek arasındaki başarı ile başarısızlık arasındaki fark anlamına gelebilir. Ofiste birisinin yanınızda olmasının bazı faydaları vardır. Aralarında:

*Zaman ve paradan tasarruf edersiniz. Birinin daha rutin görevlere odaklanmasını sağlayarak (postayı açma, dosyalama, telefonları yanıtlama vb.) Tüm çabalarınızı yeni müşteriler almaya odaklayabilirsiniz. Şunu düşünün: Günde 500 dolarlık bir müşteriyi kaybetmek ister misiniz? Çünkü broşürlerinizi zarflara yerleştirmek için birisini kiralamak çok ucuzdu.
*Ofis dışında olmaktan endişelenme. Tek kişilik bir operasyon iseniz, arayan müşterileri merak ediyorsanız ve sadece telesekreterinize almaktan endişe duyuyorsanız, hizmetlerinizi pazarlamakta zorlanabilirsiniz.
*Başka bir bakış açısı önerecek biri var. Bazen her şeyi kendin yapmaya çalışınca çok yalnız olabiliyorsun. Gün boyunca ofiste başka bir bakış açısı sunabilecek birinin olması faydalı olabilir.

Gelir ve Faturalandırma


Artık danışmanlık işinizi açma kararını verdiğinize göre, müşterilerinizden ne kadar para alacağınız konusunda ciddi olmalısınız. Çok az ücret alırsanız, işi başaramazsınız. Çok fazla para alırsanız, müşteri alamazsınız. Peki herkese adil görünen bu orta zemini nasıl buluyorsunuz? Ne kadar borçlandırılacağınıza karar vermenize yardımcı olmanın bir yolu, rekabet oranlarının ne olduğunu bulmaktır. Basit bir telefon görüşmesi, ile danışmanların ücretlerini öğrenebilirsiniz. Ardından oranlarınızı, topluluktaki herkesle rekabet edebilecek şekilde ayarlayın.
Ücretlerinizi belirlemeden önce, tüm harcamalarınızı listelediğinizden emin olun. Oranlarınızı belirlemekten, müşterinizin size zamanında ödeme yapmasından ve ardından gerçekleşen birkaç masrafı dahil etmekte başarısız olduğunuzdan daha kötü bir şey yoktur. Bu yüzden tabloya ek masraf çıkabileceğini belirtmeyi unutmayın.
Çoğu müşteri, her projede ek masraflar olacağından kuşku duymayacağını anlayacaktır. Sadece herkesin bu harcamalar için yaklaşık bir rakam belirttiğinizi bildiğinden emin olun.
Ücretlerinizi belirlemeden önce, topluluğunuzdaki diğer danışmanların hizmetleri için ne ücret talep ettiğini öğrenin. Bazen başka bir danışman ofisine, ücretlerinin ne olduğunu soran basit bir telefon size ihtiyacınız olan cevapları verecektir. Ya da bir arkadaşınız aracılığı ile aramalı ve broşürlerini ya da ücretler ve ücretlendirmeyle ilgili toplayabilecekleri ek bilgileri talep etmeniz gerekebilir. Küçük bir kasabada yaşıyorsanız ve kendi alanınızda başka danışman yoksa, o zaman sevinin ve mutluluğunuz olsun, ancak ücretlerinizi makul bir seviyeye ayarlayın!

Ücretlerinizi belirlerken, saatlik ücretler, proje ücretleri ve hizmetçi bazında çalışmak gibi çeşitli seçenekleriniz vardır. Her birini yakından inceleyelim.

Saatlik Ücretler


Saat ücreti belirlerken dikkatli olmanız gerekir, çünkü iki şey olabilir: A) Saat ücretiniz o kadar yüksek ki hiç kimse size para yetmeyecek (bu nedenle hiçbir müşteri kapınıza çarpmayacak). B) Saatlik ücretiniz o kadar düşük ki hiç kimse sizi ciddiye almaz.
Ücretinizi belirlerken önemli bir kuralı göz önünde bulundurun, hangi yapıya karar verirseniz verin, insanlar bir ürün veya hizmet için ne kadar para öderlerse, paralarından daha fazla kazanmayı umarlar. Başka bir deyişle, eğer bir müşteri saatte 400 dolarlık bir oranını kabul ederse, o zaman bu müşteriye onlar için çalıştığınız her saatte 400 dolarlık bir hizmet vermiş olmalısınız.
Bazı müşteriler saat bazında faturalandırmayı tercih ederken, diğerleri saat başına çok fazla gördükleri birine ödeme yapma fikrinden nefret ediyor. Bu müşteriler genellikle proje başına ödeme yapmayı tercih ederler.

Proje Ücretleri


Proje oranı bazında çalışırken, bir danışman normal olarak önceden belirlenen bir süre boyunca sabit miktarda para alır. Para toplama amaçlı müşterilerimden bazıları aslında bu şekilde ücretlendirilmeyi tercih etti, bu yüzden para kazanma konusunda kendilerine danıştığım bir yıllık bir proje için 36.000 dolar talep etmem alışılmadık değildi. Katılan para miktarı nedeniyle, çoğu ajansın aylık olarak faturalandırılması tercih edildi. Bu, pek çok ajansın aylık faturalarını ödediğini fark edene kadar gayet iyi sonuç verdi.
Bu nedenle, aylık olarak faturalandırılmak istenen tüm gelecekteki müşterilerin sözleşmenin imzalanmasında ilk ay ücretini ve son ay ücretini ödemeye karar verdim, aylık bazda ödenmek üzere proje 36.000 dolardı, herhangi bir çalışmaya başlamadan önce 6.000 dolar tutarında bir çek aldım (ilk ayın ücreti 3.000 dolar ve son ayın ücreti 3.000 dolar).


Tutucu Temel


Bir müşteri bazında çalışmak, müşteriniz için kararlaştırılmış bir süre boyunca çalışmaya hazır olmayı kabul ettiğiniz anlamına gelir. İdeal dünyada, sizi işe alacak ve her ay ağır bir miktar ödeyecek bir düzine müşteriniz olur. (Burada ve orada birkaç saat haricinde sizi asla aramazlar) Danışmanlık yapan çoğu şirket, sözleşmesinde rakipleri için çalışmanızı yasaklayan bir maddeye sahiptir.
Bu yöntemle çalışmak ve ödeme almak kesinlikle avantajlıdır. Her ay gelir garantisi altındasınız ve danışmanlık işinize başladığınızda nakit akışı bir sorun olabilir. Bazı danışmanlar, bir müşteri aylık bir teminat ücreti ödemeyi kabul ederse, ücretlerinde yüzde indirimi sunar. Bir danışmana hizmet bazında ödenen ortalama gelir aylık 3.500 ABD Dolarıdır.

Pazarlama


Danışmanlık işinizde müşteri yoksa, danışmanlık işiniz yoktur. Ancak danışmanlık hizmetlerinizi satmanın bir araba veya ev satmakla aynı olmadığını unutmayın. Otomobil veya ev durumunda, müşteri muhtemelen bu ürünlerden biri veya her ikisi için zaten pazardadır. O zaman işiniz zorlaşır, çünkü hizmetlerinizi bu hizmetlere ihtiyaç duyduklarının farkında bile olmayan insanlara pazarlıyorsunuz.
Müşterileri çekmeye ve tutmaya başlamak için hem aşina olmanız hem de rahat olmanız için gereken çeşitli yöntemler vardır. Bugün birçok danışman tarafından kullanılan daha geleneksel olanlardan bazılarına bakalım.

Broşür Temelleri


Broşürünüzün ele alması gereken beş konu var. Onlar:
*Hizmetlerinin ne olduğunu açıkça aktarmalı.
*Müşterilere neden en iyi olduğunuzu söylemelidir.
*Neden işe alınmanız gerektiğine dair birkaç sebep göstermeli.
*Bazı kısa biyografik bilgileri içermelidir.
*Diğer müşterilerinizin kim olduğu hakkında bazı bilgiler içermelidir.
Bu kadar. Basit tutun, ama doğru yapın. Unutmayın, broşürünüz sizi pazarda temsil eder, bu yüzden eyleme geçirmeden önce cilaladığınızdan emin olun. Tüm danışmanlık kariyeriniz buna bağlı!

Uzak arama


Uzak arama işlemini kolaylaştırmak için ne gerekiyorsa yapmanız gerekir. Uzak konuşmayı sizin için biraz kolaylaştırmak için kullanabileceğiniz birkaç püf noktası var:

*Önceden bir senaryo hazırlayın. Telefonda birisini bulduğunuzda ne söyleyeceğinizi öğrenmek için kelimeyi heceleyin. Ancak, amacınızın yüz yüze görüşme ve nihayetinde yeni bir müşteri edinmek olduğunu unutmayın. Bu yüzden, satış sunumunuzda (şahsen veya telefonla) tökezlemeden önce, senaryonuzu yazın ve tekrar tekrar uygulayın.
*Karar vericiye ulaşma çabalarınızda yaratıcı olun. Çoğu zaman, sizin gibi arayanları geri çevirme konusunda uzun yıllara dayanan bir sekreter veya idari asistanla karşılaşırsınız. Ama pes etme! Herhangi bir engelin yolunda durmasına izin verme! Sekreter tarafından izlenmekten kaçınmak için, işte olmadan önce aramayı deneyin. Evet, sabah 8'den önce veya akşam 5'ten sonra aramanız gerekebilir, ancak bu zamanlarda, ulaşmaya çalıştığınız karar vericilerin kendi telefonlarına cevap verme ihtimalleri vardır.
*Uzak aramalarınızı her ay yalnızca birkaç günle sınırlandırın. Sürece en iyi çabayı gösterdiğinizden emin olarak, o günleri dört gözle bekleyin. Bu şekilde, bu uzak aramaları yapmak sadece daha kolay hale gelmekle kalmayacak, kendiniz de gerçekten onları yapmak için sabırsızlanacaksınız!

Reklâm


Danışmanlık hizmetlerinizi tanıtırken belirlediğiniz sınırlar doğrudan reklam bütçenize bağlı olacaktır. Çok sağlıklı bir reklam bütçesine sahip olacak kadar şanslıysanız, parayı reklamlara harcamak zorunda olmadığınızı, yalnızca harcayacağınız kadar olduğunu unutmayın. Reklam çok pahalı olabilir.
Delaware'deki Newark'taki Merrily S. gibi diğer danışmanlar ağızdan ağıza dayanmaktadır. “İşim için en iyi reklamcılık biçimi, ağızdan ağıza ve diğer insanlardan gelen önerilerdi” diyor.
Sunduğunuz hizmet türüne bağlı olarak, özel ticaret dergilerinde reklam vermek gerekebilir.
Herhangi bir para harcamadan önce, uzmanlaştığınız alanlara göre profesyonel dergilere ve gazetelere bakmaya başlayın. Biraz zaman ayırın ve diğer danışmanlar tarafından yerleştirilen reklamları inceleyin ve ardından reklamlarının ne kadar etkili olduğunu düşündüğünüzü dikkatlice belirleyin. Sonra size en uygun olanı tasarlayın.

Haber bültenleri


Danışmanlık alanınız ne olursa olsun, potansiyel müşterileri çekmenin bir yolu olarak bir bülten hazırlamak için yeterli bilgiden fazlasına sahip olmalısınız. Vaktiniz yoksa veya kendi haber bülteninizi kendiniz yayınlamaktan çekinmiyorsanız, işi yapmak için yerel bir serbest yazar ve grafik tasarımcı kiralayın. Yine, pahalı, dört renkli, parlak bir yayın yapmak zorunda değilsiniz. Ne kadar basit tutarsanız, o kadar iyi. İyi bir bülten, sıçratan tasarımdan ziyade içeriğe dayanarak kendisini satacaktır.
Danışmanlık alanında yayınlanmakta olan haber bültenlerini toplamaya başlayın. Hiç birisinin yayınlanmadığını düşünüyorsanız veya alanınızda sadece birkaçının olduğunu düşünüyorsanız, tekrar tahmin yürütün. Kütüphaneye yapılan kısa bir ziyaret, birkaç bülten dizinini ortaya çıkartabilir. Biraz zaman ayırın ve kendi bülteninizin ilk sayısını tasarlamadan ve yazmadan önce örnek kopyalar için yazın. Bugün üretilen bültenlerin kalitesine şaşıracaksınız.
Bültenler etkili bir iletişim aracıdır ve bence, bir danışmanın hizmetlerini satması için en iyi reklam ortamını temsil ediyor. Bir dahaki sefere posta bültenini aldığınızda bir düşünün. Daha sonra okumak için kenara koydun mu? Ve bunu neden yaptın? Muhtemelen önemli bir haber veya bilgiyi kaçırmadığınızdan emin olmak istediğiniz için. Peki aynı gün postayla aldığın broşür ne oldu? Daha sonra okumak için bir kenara mı koydun? Yoksa doğrudan çöp kutusuna mı girdi? Büyük paraları, okunamayan broşürlere harcamadan önce düşünün.

Topluluk önünde konuşma


Genel konuşma, yeni müşteriler edinmek ve topluluğunuzdaki mükemmellik için bir ün kazanmak için mükemmel bir yoldur. Çok küçük bir kasabada yaşamadığınız sürece, bir ticaret odası ya da benzeri bir hizmet kuruluşu bulunmuyorsa, hizmetlerinizi öğle yemekleri, akşam yemekleri ya da başka özel günler için konuşmacı olarak sunmaya başlayabilirsiniz.

Telefon rehberini kullanmaya ek olarak, topluluğunuzda bir servis organizasyonları rehberi yayınlamış olup olmadığına bakın. Kütüphaneyi ziyaret edebilir ve başvuru masasından bilgi alabilirsiniz. Aylık toplantılar düzenleyen kuruluşların bir listesini yapın. Konuk konuşmacıları kullanabilirsiniz. Her grupla iletişim kurun ve konuşun.

Tavsiye isteyin


Bu sık sık gözden kaçan yeni müşteriler bulma yöntemi için çok kolay bir pazarlama aracıdır (bu nedenle genellikle düşünülmez), düşünmediğiniz için kendinizi tekmeleyeceksiniz. Danışmanlık görevinizi tamamladığınızda ve müşteriniz cennetteyken, tavsiye istemek için mükemmel bir zaman! Bazen potansiyel müşterinin dikkatini çekmek için tek gereken ortak bir arkadaş ya da saygın bir iş ortağına sahip olmaktır.

Danışmanlık İşine Nasıl Başlanır?



Danışmanlık, Koçluk ve Mentörlük yaparak para kazanma


Danışmanlık, Koçluk ve Mentörlük yaparak para kazanma


2000’li yıllarda popüler bir meslek haline gelen danışmanlık, koçluk ve mentörlük günümüzde her kesim insan tarafından tercih edilebilen bir meslektir. Bu makalemizde danışmanlık, koçluk ve mentörlük yaparak nasıl para kazabileceğinizden ve bu mesleği yapmak için nelere ihtiyacınız olduğundan bahsedeceğiz. Öncelikle hepsinden önce sizlere bu kavramların ne anlama geldiğini açıklamak istiyorum. Çünkü bu 3 kavram birbiri ile çok fazla karıştırılmakta ve 3 kavramda aynı sanılmaktadır.
İlgili kavramlar: Danışman, koç, mentör


Danışman nedir? Danışman ne iş yapar? Danışman nerede çalışır?


Danışman, bir veya daha fazla konuda uzmanlık kazanmış, ücret karşılığında bilgi birikimini paylaşan kişilere verilen isimdir. Ücret ödeyen, hizmet alan kişiye ise danışan adı verilir. Danışman olmak için o konu hakkında maksimum bilgi birikimine sahip olmak gerekir. Bir konu hakkında 3 ayda uzman olabileceğiniz gibi 2yıldada uzmanlık kazanmanız mümkün olucaktır. Aklınıza gelecek her konuda danışmanlık hizmeti verebilirsiniz. Danışman türlerinden bazıları; hukuk danışmanı, kariyer danışmanı, insan kaynakları danışmanı gibi sıralanabilmektedir.
Danışman bilgi sahibi olan kişiye denildiği için bu kişinin işi bilgisini danışan ile paylaşmaktan geçer. Burada danışmanı diğer kavramlardan ayıran özellik işi bizim yapmamızdır. Bilgilerimizi şirkette veya başka bir ortamda uygulamamız gereklidir. Danışman genel olarak ofis ortamında çalışır. Ancak uzaktan danışmanlık hizmeti veren kişilerde mevcuttur. Home Office çalışarak bilgi birikimlerinizi paylaşma yolu ile danışmanlık yaparak kazanç elde etmeniz mümkün olucaktır.

Koç nedir? Koç ne iş yapar? Koç nerede çalışır?


Koç, hizmet almak isteyen kişiye istekleri doğrultusunda yön gösteren kişidir. Danışmanlığın aksine burada işi danışan kişi hayata geçirmelidir. Koç kişiyi takip eder ve doğru yolu bulması için elinden gelen herşeyi yapar. Koçların yapmış olduğu işlere koçluk adı verilmektedir. Örneğin yaşam koçluğu, kariyer koçluğu ve günümüzde aşırı popüler olan oyun koçluğu gibi.
Koç kendi ofisinde veya ev ortamında çalışabilmektedir. Danışmanlığın aksine ev ortamınızdan hizmet verebilmeniz çok daha kolaydır. Çünkü burada işi yapması gereken, hayata geçirmesi gereken kişi danışandır. Bu yüzden koçluk yaparak internet üzerinden para kazanmanız mümkün. Bir konuda koçluk yapmak isteyen kişi danışmanlıkta olduğu gibi kendisini konu veya konular üzerinde eğitmelidir. Verdiğiniz koçluğun süresi karşınızdaki kişinin isteklerine bağlı olarak uzayabilir veya kısalabilir.

Mentörlük nedir? Mentör ne iş yapar? Mentör nerede çalışır?


Mentör, karar verme yetkisi olan kişiler ile becerilerine paylaşan kişilere mentör denir. Mentör danışmanlık ve koçluğa göre çok daha büyük bir bilgi gereksinimi gerektirir. Özellikle şahsen mentör olabilmek için yönetici olmanın gerektiğinin düşüncesindeyim. Çünkü diğer kavramlara göre mentörlük çok daha riskli bir sistemdir ve büyük bir bilgi birikimi gerektirir. Mentör müşterinin karar vermesine, kendini geliştirmesine ve harekete geçmesine yardımcı olucak eğitimi verir. Mentörlük yapılan bazı alanlara örnek vermek gerekir ise, kobi mentörlüğü, startup mentörlüğü gibi.
Mentör, kişi ile birebir görüşme veya internet üzerinden görüşme sağlayabilir. Mentörlük hizmeti alan kişiler biraz daha üst kesim olduğu için genelde vakitlerinin kısıtlı olmasından dolayı hizmeti internet üzerinden almayı tercih edebilmektedirler. Ancak birebir seanslar her 3 kavramda da çok büyük fark yaratır.

Danışman, koç ve mentör ’ün benzer yanları nelerdir?


*Herhangi bir konu üzerinde uzman olmanız gerekir.
*Sahip olduğunuz bilgiyi danışan ile paylaşmanız ve onu üst seviyeye çıkartmanız gerekmektedir.
* Danışman, koç veya mentör motive edici olmalı ve karşısındaki kişinin inandığı değerlere karşı saygılı olmalıdır.
*Cesaret verir.
*Bilgi paylaşımının, yardımın biteceği net bir tarih yoktur.
*Elde edilen kazanç verilen hizmete göre değişiklik gösterir.
Kavramları açıkladığımıza ve 3 kavramında benzer yanlarından söz ettiğimize göre şimdi danışmanlık, koçluk ve mentörlük yaparak nasıl para kazanabiliriz? Sorusuna yanıt bulalım.
*İlk olarak belli bir kavramda, konuda uzmanlığınızın olup olmadığını düşünün.
*Diğer konulara göre yüksek bir bilgiye sahip olduğunuz bir konuyu belirlediyseniz doğru yoldayız. Eğer bir konuda uzmanlığınız yok ise üzülmeyin. Doğru adımlar ile kısa zaman içerisinde uzmanlık kazanabilirsiniz.
*Belirlemiş olduğunuz konuda bildiklerinizi kısa başlıklar halinde not alın ve bu başlıkların dışında bilmeniz gereken bir şey var mı araştırın. Araştırmalarınız sonunda şu an için öğrenmeniz gereken bir şey yok ise o konuda hizmet vermeye başlayabilirsiniz. Bunun için gerekenler; sosyal medya hesapları, isteğe bağlı web sitesi ve kartvizit. Kendi becerilerinizi bu araçlar ile tanıtarak ve insanlar ile iletişim kurmaya başlayarak artık para kazanabilirsiniz. (Burada şunu bilmenizi isterim bir konu sürekli aynı güncelliğini korumaz. Bu yüzden kendinizi her gün biraz daha geliştirmek ve bilgilerinizi pekiştirmek için uzman olduğunuz konuda günlük veya haftalık olarak araştırma yapmayı ihmal etmeyin. Bunu yaparken türkçe kaynaklar dışında bildiğiniz dillere göre diğer kaynakları da araştırmakta yarar var.)


*Uzmanlığı olmayan okuyucularım üzülmemeniz gerektiğini söylemiştim. Şimdi sıra sizde. İlk olarak hoşlandığınız bir konuyu belirleyelim. Konunuzun yemek pişirmek olduğunu ele alalım. Yemek pişirme konusunda kendinizi geliştirmeniz için bir program hazırlamanız ve bunu rutin olarak uygulamanız gerekiyor. Rutin programınıza bağlı kalarak kısa sürede sizde uzmanlık kazanabilirsiniz. Programınıza araştırma, makale okuma, dinleme ve izleme gibi başlıkları ekleyebilirsiniz. Bu süreler belirlemiş olduğunuz başlığa göre değişiklikler gösterebilir. Konu hakkında uzmanlık kazandığınızı düşündüğünüzde ise üst maddede yazdıklarımı uygulayarak para kazanmaya başlayabilirsiniz.

Danışmanlık, koçluk ve mentörlük hakkında merak ettiklerinizi yorumlar kısmından veya mail adresim üzerinden bana sorabilirsiniz. Ayrıca koçluk veya danışmanlık hizmeti almak için bana ulaşabilirsiniz. Birden fazla konu üzerinde hizmet vermekteyim. En basitinden örnek vermek gerekirse kariyer koçluğu ile size uygun mesleği bulabiliriz. Ya da internetten para kazanabileceğiniz yöntemler hakkında konuşabilir ve sizin para kazanmanıza yardım edebilirim.
İletişim: anilcagliyan@yandex.com

Danışmanlık, Koçluk ve Mentörlük yaparak para kazanma

Sosyal medyada “para kazanma vaadi” ile insanların suistimal edilmesi


Sosyal medyada “para kazanma vaadi” ile insanların suistimal edilmesi


Evet, bu makaleyi siz sosyal medyadaki değerli emeği sömürülen değerli insanlar için yazıyorum. Siz para kazanma vaadi ile bu gruplara sayfalara giriyorsunuz. Ancak birçoğunuzun bilmediği şey o linklere girdiğinizde sizin değil karşı tarafın kazandığı. Hatta bazılarında 10 tl yatır 50 tl al gibi saçma sapan yatırım şekilleri bulunuyor. Bu para kazanma hayali ile araştırma yapan insanlar belki bu makaleyi okur ve belki bir umut doğru internetten para kazanma yöntemlerini öğrenmek için bizi tercih ederler. Burada bizi tercih ederler kavramında bir para beklentim olduğunu düşünmeyin. Tamamen ücretsiz bir şekilde sitemiz üzerinde para kazanma yöntemlerini kategorilere ayırarak sizler için paylaşıyorum. Neyse ilk olarak sosyal medyada gezen para kazanma yöntemlerinin ve bunların neden size para kazandırmayacağından söz etmek istiyorum.

Sosyal medyada para kazanma adı altında paylaşılanlar


*Bu paylaşılan linklerin tamamı referans linklerinden oluşmaktadır. Yani siz bu link üzerinden üye olduğunuz zaman karşı taraf cüzi bir miktar para kazanıyor.
1- Video izle para kazan.
Bu yöntem youtube üzerinde video izleyerek para kazanma üzerine kurulu bir sistemdir. Ancak facebook platformunda bu yöntem ile paylaşılan linklere, uygulamalara baktığım zaman bunların hepsinin yeni kurulmuş siteler olduğunu fark ettim. Video izlerken çok küçük bir para kazandırdıkları doğru. Ancak elektrik paranıza bile değmez diyebilirim. Zaten bu linkleri paylaşan kişiler kendi referans linklerini paylaşıyor. Bu yol ile para kazanmaya çalışıyorlar. Peki bu video izleyerek ayda 10 TL kazanacağınıza niye gidipte bunun gibi bir siteye siz sahip olup daha fazla kazanmayasınız? Ya da gidip youtuber olmak varken niye gidip başkalarının videolarını izleyerek küçük rakamlar ile uğraşasınız. İşte tamda bu yüzden girişimci olarak düşünen ve İşletme okuyan birisi olarak sizin maksimum kazanç elde etmenizi istiyorum ve bu yöntemler yerine youtuber olup video çekmek veya web sitesi açmak gibi yöntemleri size tavsiye ediyorum. Kendi patronunuz olmak varken başkasına çalışmak niye?
2-10 TL yatır 50 TL kazan. Çiftlik siteleri, kedi bakma siteleri, coin siteleri.
Özellikle çiftlik bank olayından sonra hala bu sitelere inanan olduğunu sanmıyorum. Ancak şöyle bir yöntem geliştirmişler, güven vermek için tüm herşeyi yabancı birisine ait gibi gösteriyorlar. Ancak sitenin kodlarını, sahibini incelediğiniz zaman Türk birisine ait olduğu ortaya çıkıyor. Kendim sitelerden birisini bizzat denedim ve 1 hafta sonra site kapatıldı. Bu tarz sitelerde vakit geçirebilirsiniz. Ancak kesinlikle para yatırmayın. Coin sitelerine gelecek olur isek, coin gerçekten kazançlı bir iş diyebilirim. Ancak paylaşılan linklerde tanındık bir tane firma bile bulunmuyor. Tamamen yasal olmayan yeni kurulmuş coin sitelerinden ibaretler. Bunun yerine coin yatırımcılığı ile para kazanmak istiyor iseniz tamamen yasal coin satan siteler üzerinden satış yapmanızı öneriyorum. Ancak bu iş borsa gibi riskli. Coin konusuna kendim öğrenci olduğum için yatırım yapmıyorum. Ancak şunu tavsiye ederim. Yeni piyasaya sunulacak olan coin firmasının ortaklarını, yaptığı yatırımları inceleyin ve daha sonra alım yapın. Bu tarz ortakları güvenilir olan firmaların coinlerini satın alarak kazanç elde edebilirsiniz. Tabi yeni coinler bitcoin gibi pahalı değil. Bu yüzden yüksek para bütçesi ile yatırım yapmanız gerekiyor.
3-Günde 100 TL garantili iş teklifi. Başkası adına ürün satarak üzerinden belli bir miktar kazanç elde etme.
Görünüşte hoşunuza gitmiş olabilir. Çünkü güzel sözler ile sizi ikna etmeye çalışılan bir yöntemdir. Aslında burada size bu işi verende bir çalışan ve sizin üzerinizden sattığınız üründen o kişide ekmek yiyor. Bu başlığa bildiğinizi düşündüğüm bir örnek vermek istiyorum. Avon markasının ürünleri satan binlerce kişi bulunmaktadır. Bu kişiler sattıkları üründen belli bir para kazanırlar. Ancak sizinde bildiğiniz gibi artık bu markaya erişim sağlayamayan insan yok ve satış yapmak imkansıza yakın. Bu yüzden kâr marjınız çok düşük. Gelip bizim yanımızda kendi işinizin sahibi olun diyen kişilerin size yaptırmış olduğu iş budur. Aynı şekilde Herbalife ürünlerinide örnek olarak gösterebilirim. İnstagramda bile yüzlerce ürün satışı yapmaya çalışan insan var ve bu ürün piyasadaki ürünlerin yanında fiyat performans olarak iyi olmayan bir üründür. Bende zamanında para kazanmaya çalışırken ve hala linkedin üzerinden birçok satış teklifi almaktayım. Evet herbalife ve avon üzerinden de diğer satıcılar tarafından tarafıma teklif iletildi. Attıkları mesajlar tamamen psikolojik olarak sizi etkilemeye yöneliktir. Bu yüzden kanmanız ve bu işi merak etmeniz çok olasıdır. Dilerseniz satış yapmayı deneyebilirsiniz. Çünkü hiçbir dolandırıcılık içermemektedir. Bu yöntemi yapmak yerine size tavsiyem e-ticaret ile kendiniz ürün satışı yapmaktır. Örneğin instagram üzerinden istediğiniz ürünlerin satışını yapabilirsiniz. Tabi yasal olması şartı ile. Yani başkasına kazandırmak yerine kendiniz kazanın. Bu şekilde satış yaparak karınız 3 belki daha fazla azalmakta. Çünkü arada ürünleri üreten firma yani fabrika, firmanın satış yapması için ürünleri sattığı firma yani dükkân, dükkânın satış için tutmuş olduğu eleman ve elemanın tutmuş olduğu siz. Burada tüm herkes kazanç elde ediyor. Ancak en düşük kazancı elde eden kişi sizsiniz. Ürünü gidip ana üretim yapan firmadan alarak satış yapar iseniz elde edeceğiniz fiyat artışını siz düşünün. Ürünlerinizi yüz yüze veya internetten kolay bir şekilde satabilirsiniz ve satabileceğiniz sizin girişimci zekanıza bağlı olarak değişecektir.
Tüm maddeleri özetlemek gerekir ise;

*Başkası adına çalışarak kazancınızı düşürmeyin.
*Referans linkleri ile ve youtube izleme gibi şeyler ile düşük ücretler kazanmak ile uğraşmayın.
*Kesinlikle bilmediğiniz bir siteye yatırım yapmayın. İlk önce bolca araştırma yapın.

Seninle kazanalım sitemizde kategoriler bölümünden internetten para kazanma yöntemlerine ulaşabilirsiniz. Bunların tamamında kazanç garantidir. Hiçbir dolandırıcılık yöntemi bulunmamaktadır. Elde edeceğiniz kazanç seçeceğiniz yönteme göre değişiklik göstermektedir. Bazı yöntemler için küçük bir miktar paraya ihtiyacınız olabilir. Bu parayı bir siteye değil kendinize yatırıyorsunuz. Örneğin domain satın alıyorsunuz ve bu 1 yıl boyunca size ait oluyor. Ya da e-ticaret için uygun fiyatlı ürün sizin oluyor. Yani hiçbir zararınız olmayan yatırım çeşitleridir. Zaten kendim uygulayarak denediğim yöntemleri sizler ile paylaşıyorum. Ben bunu denedim ve başarısız oldum diyen bir kişi ile karşılaşmadım. Doğru bilgi edinme ile %100 para kazanma garantisini size veriyorum. Ayrıca hali hazırda bende bu yöntemler ile para kazanmaya devam ediyorum ve halimden memnunum. Kimseden emir almıyor, kimseyi dinlemek zorunda kalmıyorum. Her insanın yapabildikleri hayal gücü, yetenekleri ve bilgileri ile sınırlıdır. Bu yüzden sitemizi takip etmenizi ve para kazanma ile ilgili olan makaleleri okumanızı tavsiye ediyorum.
Seninle kazanalım sitemizde yer alan bazı para kazanma yöntemleri;
E-ticaret,
Danışman, koç ve mentörlük,

Size uygun işin seçimi için size ücretli kariyer koçluğu hizmetim ile yardımcı olabilirim. Sizlerde para kazanmaya çalışan kişiler olduğunuz için size uygun internetten para kazanma yöntemini belirliyorum ve ona göre bir fiyat belirliyorum. Bu belirlediğim koçluk ücreti fiyatını 1haftada tekrar kazanabileceğiniz şekilde ayarlamaktayım. Hem iş sahibi oluyorsunuz hemde yeni bilgiler edinmiş oluyorsunuz. Bunların hepsini dediğim gibi sadece 1haftalık kazanabileceğiniz ücret karşılığında yapmaktayım. Koçluk hizmetinde ayrıca bu işi yapın diyerek parayı almıyorum. Sizin işi yapmanız için gerekli olan eşyaların sağlanması, becerileri ve yeteneklerin sağlanmasında yardımcı oluyorum. Bu sayede yapmak istediğiniz işe maksimum yetenek seviyesi ile başlıyorsunuz.

Sosyal medyada “para kazanma vaadi” ile insanların suistimal edilmesi